Bel Fıtığı Nedir?

Bel fıtığı, en basit anlamıyla omurga kemikleri arasında süspansiyon sağlayan disklerin özelliğini yitirip omuriliğe veya sinir köklerine baskı yapacak şekilde taşmasıdır.

Sanılanın aksine tüm bel fıtıkları ameliyat gerektirmez. Yaşam tarzı değişiklikleri ve evde yapılabilecek egzersizlerle bile çoğu fıtığı ameliyatlık süreçten korumak mümkün olur. Ancak hastanın artık kaçınılmaz bir şekilde ameliyat edilmesi gerektiği durumlar da oluyor.

Bel fıtığı ameliyatından fayda görmesi muhtemel bir hastada çoğunlukla şu tepkiyi alırız: “Bel fıtığından ameliyat olmayın, iyi olmazsın diyorlar” veya “Başka çözümü yok mu, son çare mi?”

Burada önce ilk soruyu ele alacak olursak şunu söylemek gerekir. Bel fıtığından ameliyat olan kişilerin hemen hemen hepsi farklı faktörlerin etkisi altındadır. Ne yazık ki alaturka tuvalet kullanma, yer sofrasında yeme ve hareketsiz yaşam tarzı gibi omurga dinamiğini olumsuz etkileyecek çoğu durumu düzeltmek hastanın elindedir. Ameliyat ne kadar başarılı olursa olsun, ameliyat sonrasında hastanın belirlenen bir programa uyması gereklidir. Önerileri görmezden gelen bir hasta için yakın zamanda olmasa bile ilerleyen zamanlarda omurga rahatsızlığının tekrarlaması hiç de azımsanmayacak orandadır.

Gelelim başka çözümü olup olmadığı sorusuna. Tabi ki alternatif birden çok tedavi yöntemi mevcuttur. Bunlar arasında fizik tedavi yöntemleri hastalarımızın en çok tercih ettiği yöntemlerdendir. Bunun dışında ağrıları rahatlatmak amacıyla ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar kullanmak da bir seçenektir. Yüzme, yapılabildiği taktirde çok iyi bir alternatif olarak karşımıza çıkar.

Tabi bir de “Ameliyatın riski var mı?” sorusu var. Her ameliyatta olduğu gibi bel ameliyatlarının da birtakım riskleri vardır. Bu riskler hastanın yaşına, genetik yatkınlığına, ek hastalıklarına (hipertansiyon, diyabet, kalp rahatsızlığı vb.), kullandığı ilaçlara, fıtığın yerleştiği bölgeye, fıtığın şiddetine ve diğer birçok faktörün etkisi altındadır ve doğal olarak hastadan hastaya değişiklik gösterir. Fıtığın tekrarlaması, ameliyat yarasında enfeksiyon gelişmesi, şikayetlerin geçmemesi, ameliyat esnasında çok miktarda kanama olması hatta ameliyat başlamadan verilecek anesteziye bile allerji gelişmesi karşılaşılan risklerin veya komplikasyonların arasında yer alır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir